Wednesday, September 03, 2008

Madde : Zeplin



gitmekle kalmak arasında oldum olası kararsız

hiç ummadığın anda aydınlanarak apansız


sen de bir gün elbet ferâhfezâ'yı seveceksin

Attila İlhan


İstanbul’da zeplin ferâhfezâ makamından geçer. Tepeye, duvara, bahçeye, cumbaya, kubbeye -- çıkar çıkmaz -- her sokağa uzaktır. Suya ve köprüye aşinadır ama Haliç’i tanımaz. Toprak ehli değildir, cemaate yabancıdır. Zeplin ufka bakarak yürüyenlerin, tepelerin ardında güneş batırıp, doğuranların değildir. Berlin veya Paris için bile fazla uçarıdır.

İstanbul’da göğe bakma duraklarıº vardır. Oysa zeplin yüksek ve sıkı New York gökyüzünde kendi meşrebinde duraklar arar. Katastrofik metropolün bu apokaliptik nesnesi gitmekle kalmak arasında seksen günde devr-i alem derdinden azade gökte mekan kurmak peşinde gibidir.

İstanbul’da Hezarfen Ahmet Çelebi ile karşılaşmak için dolanır durur Galata üzerinde. İstikbalini gökte arayan toplumların zeplini havada görmesi hayra alamet değildir elbet. Cemaatin tezahüratı ile şişkin değildir ki gavur icadı havalı zeplin. İstanbul’da güneş doğudan yükselirken, zeplin batı yolundadır.

Birkaç cihannümaya selam eder, uzaklaşır.


(º) Turgut Uyar, Dünyanın En Güzel Arabistanı , 1959


BECOMING İSTANBUL
GG + DAM - 2008 | Frankfurt Sergisi
İstanbul Ansiklopedisi için madde : Zeplin